Görevliyi çağırmak için kapıdan çıkmaya çalıştı ama şimdi açılmıyordu kapı. Üstünü değiştirdi ve camdan dışarı çıktı etrafına baktı
bişeyler geliyordu görmüyordu [9 figting theme1] ama kaçmalıydı bunu hissediyordu ayın olduğu yöne doğru koşmaya başladı. Ulaşabilirdi bunu hissediyordu. Arkasına baktı ne kadar uzaklaştığını görmek için, hiç bir şey yoktu sadece boşluk. Gökyüzüne baktı saati anlamak için ama tek gördüğü maviye dönmüş bir aydı. Oturdu yere geçmişti içindeki kaçma hissi ama ya şimdi? Nerdeydi nereye gidiyordu?
"Hoşgeldin"
Arkasını döndü onun geldiği yönden başka bir adam ona doğru geliyordu ve o yeni gelmesine rağmen hoşgeldin diyordu.
"Önce ben gelmedim mi?" diye sordu.
"Evet haklısın ama benden kurtulamazsın her seferinde bana geri dönüyorsun"
"Bu sefer değişiklik yapıcam"
"Nereye gidebilirsin ki? kafanı kaldırdığında benden başka ne görebilirsin ki?"
Diğerini.. ve koşmaya başladı.
Gözünü kapattı elleriyle ovuşturdu görüyordu kıvılcımları, patlamaları, renk oyunlarını, sonra gözlerinin açık olduğunu faretti.
Varmıştı hedefine güneşteydi. Beklediğinden daha farklıydı sayılar uçuşuyordu her yerde sayılar. Parçalandığını hissetti yok gibiydi bir an için sonra her şey olduğunu sandı tüm evren sanki oymuş gibi sonunda yine kendisiydi ama.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 comment
çünkü evren kendisiydi. kendinde başlayıp kendinde biten kendisiydi.. ve nereye giderse gitsin evreni taşıyacaktı içinde..bunu biliyordu da.. bunu ona öğretense onu yakıp parçalayan güneşti..
güneşin tek öğretisiydi bu.. ne kadar ulaşılmaz olsa bile..öğretebilmişti bunu ona.
ve insan karar verdi..kaçmak yerine konuşacaktı artık.. hoşgeldine cevap verebilecekti,gülümseyecekti..
sonunda nereye giderse gitsin her seferinde geri döndüğü varlığın, o olmasını istedi..
Yorum Gönder