İşte odam ve boş, en çok bu haldeyken seviyorum zaten. 13 diyorum kendisine. Tam bir sebebim de yok aslına ve uğursuzluk getirme gibi şeylere de inanan biri değilim yine de "şansız" bir yer diyebilirim galiba en azından. Küçük de bir yer zaten, dolap, yatak,masa aslında bir odadan ne beklerseniz tam olarak ona sahip. Şu an ise biraz dağınık, bir süredir gelmemiştim buraya. Acaba manzara nasıl?
Odanın bulunduğu yer hmm sabit kalsa da, bazı sebeplerden dolayı, dışarı değişme eğiliminde oluyor genelde. Şimdiyse koyu gri bir gökyüzü, geniş bir nehir ve nehrin karşısında bir kule duruyor. Acaba şimdi nereye taşındı? Neyse şu anki ilgi odağım bu değil zaten. Uzun bir gündü ve şimdi uyumak istiyorum.
Düştüğümü aaa hayır uçtuğumu görüyorum rüyamda.
*
Bu işe nasıl mı girdim? Ben de bilmiyorum. Kim olduğumu hatırlamaya çalışıyorum. Ayağa kalkıp yaptığım konuşmayı hatırlıyorum, düştüğümü ve düşmediğimi hatırlıyorum, gemiye bindiğimi, bir adamla kaçtığımı hatırlıyorum, beni öldüren o adamı, o kolyeyi hepsini hatırlıyorum ve unutuyorum. Oluyorlar ve yok oluyorlar. Hepsi bir arada ve ardından yoklar.
*
Karanlık, puslu bir şehir, dar sokaklar, taştan yapılma binalar. Sokaklarda gezinen bir gölge var. Çukur Tepe evet şehrin adı bu. Yavaş yavaş hatırlıyorum. Bir kadını bulmaya gelmiştim buraya. Koşuyorum.
*
Yukardan geliyor ilk darbe, rakibi kendisini açık bırakarak acemice kılıcını kalırıyor ve J'ye doğru indiriyor.J Sol ileri atılıyor, son anda üzerine gelen kılıçtan sıyrılıp adamın yanına ulaşıyor. Sağa, adama doğru kendini savuruyor. Adam dengesini toparlayamadan yere düşüyor. J..
*
İki kılıç. Savunma şansı olmayan iki kılıç.
*
Çıplaktı ve dikiliyordu o rüzgarlı tepede. Bağırdı, sesi bitene kadar bağırdı. Yaşayan kimseye değildi bu bağrışı, yaşayan kimse de duymadı zaten. Duyması gereken duydu sadece. J bağırmaya devam etti. Yağmur yağdı. Bulutlar açıldı ve yağmur yağmaya devam etti. Hava aydınlandı ve yağmur yağdı.
0 comments
Yorum Gönder